Your address will show here +12 34 56 78
Genel
Evcil dostumuz olan köpeklerin tüketirken dikkat etmesi gereken birçok yiyecek ve içecek bulunmaktadır. Bünyesine zararı bulunan ve olumsuz yönde etkileyen besinler hakkında bilinçlenmemiz onların hayatlarına en iyi şekilde dokunabilmemizi sağlar. Peki bu besinler nelerdir?       1. Çikolata: Öncelikle çikolatadan bahsetmek istiyorum. Çoğu kişi çikolatanın köpekler tarafından tüketilmemesi gerektiğini bilmektedir. Çikolata, kafein gibi metilksantin içerdiği için olumsuz yan etkiler yaratmaktadır. Bu yüzden köpeklerin çikolata ve kahve tüketmemesi konusunda büyük önem vermelisiniz.       2. Tuz: Köpeklerin bir diğer tüketmemesi gereken besin tuzdur. Tuz tüketimi köpeklerin fazla susamasına ve sodyum zehirlenmesine sebebiyet verdiği için asla tüketmemesi gerekenlerin başında gelmektedir.       3. Şeker: Şeker bünyesinde barındırdığı ksilitol, köpeklerde insülin direncinin azalmasına yol açtığı için tüketilmemesi gereklidir. şeker gibi sakız da aynı yan etkiyi gösterdiği için bu iki maddeye dikkat edilmelidir.      4. Soğan ve Sarımsak: Köpeklerimizin sağlığını etkileyen diğer besinlerden biri de soğan ve sarımsak. Bu ikili kan hücrelerini parçalayan bir bitki ailesinden geldiği için köpeklerde kansızlık yapmaktadır. Buna dikkat ederek, yemeklerinizde soğan ve sarımsak kullandığınız takdirde lütfen köpeğiniz ile paylaşmayınız.     5. Şeftali ve Erik: Meyveler bize yarar sağladığı gibi maalesef köpekler için de oldukça zararlıdır. Aslında zararı oluşturan bu iki meyvenin çekirdeğidir. Köpekler çekirdeğini ayırarak yiyemediği için bu meyveleri çekirdekleri ile tüketmektedirler. Fakat bu çekirdekler köpeklerimizin bağırsaklarında tıkanma meydana getirmektedir.     6. Alkol: Alkolün çok az bir miktarı bile köpekleri büyük derecede etkilemektedir. Ölüme bile götüren bu içecek, kusma, ishal, solunum zorluğu ve koma gibi hiç istemediğimiz yan etkileri gösteriyor. Bu yüzden köpeklerin uzaklaşması gereken, yanlışlıkla bile olsa tüketmemesi gereken bir içecektir.     7. Hamur: Hamurun köpeklere zararı aslında pişmeden öncedir. Barındırdığı maya, köpeklerin midesinde artarak büyümeye devam ediyor ve bu da midesinde gaz birikmesine sebep oluyor. Bu olumsuzluk köpeklere acı vermekle birlikte bağırsaklarında tıkanma meydana getirebiliyor. Bu yüzden hamur ve maya tüketimine de dikkat edilmesi gerekmektedir.     8. Üzüm: Köpeklerin asla tüketmemesi gereken besinlerin başında üzüm gelmektedir. Üzüm tüketildiğinde, köpeklerde karaciğer hasarı ve böbrek yetmezliği oluşturmaktadır. Bu iki büyük sorundan dolayı, köpeklerinize asla üzüm yedirmeyiniz. Farkında olmadan tüketilen bir üzümde de kesinlikle uzman hekime danışmalısınız.     9. Et Yağları ve Kemikleri: Her köpeğin vazgeçilmezlerinden biridir et. Fakat besinlerin zararlarını da göz önünde bulundurmalıyız. Her şeyin fazlası zarar mantığıyla, köpekler için de et yağlarının fazlası pankreas iltihabı gibi olumsuz sonuçlar doğurabilir. Aynı zamanda kemikler de köpeğinizin boğulmasına veya midesinde hasara sebep olabilir. Bu yüzden dikkat etmekte fayda var diyoruz.
0

Kedi
Kedilerde kısırlaştırma operasyonu sonrası büyük ihtimalle veteriner hekimi kedinizle birlikte eve gitmenize onay verecektir. İşte asıl iş burada başlıyor. Bize yol arkadaşlığı yapan değerli dostumuza operasyon sonrası nasıl bir bakım uygulayacağız? Kediniz eve döndüğünde anestezinin etkisi ile mide bulantısı ve sık kusma geçirebilir, uzun bir süre halsiz kalabilir. Bu gibi durumları normal karşılamalı ve panik yapmamalısınız. Öncelikle kediniz için kalabalık olmayan, sakin ve güvenilir bir alan belirlemelisiniz. Bu alanın göz önünde olmasına da özen göstermelisiniz. Kediniz kontrolünüz altında olmalıdır. Kısırlaştırma sonrasında kedilerin mama ve su kullanımı da önemlidir. Veterineriniz size bu konuda talimat verecektir fakat hatırlatmakta fayda var diyoruz. Eve geldiğinizde öncelikle su içmek isteyebilir fakat iştah kaybı olacaktır.  Bu yüzden mama yemesi için zorlamamanız gerekmektedir. Genellikle ilk mama yemesi 4-6 saat sonrası için uygundur. Mama miktarı ise normal yediğinin yarısı veya çeyreği kadar olmalıdır. Fazla besin tüketmesi kusmasını arttırabilir. Bu yüzden dikkatli olmalısınız. Kedinizin operasyon sonrası acılarının dinmesi ve canının daha fazla acımaması için olası hareketlerden kaçınması gerekmektedir. En az 1-2 hafta zıplaması, atlaması gereken durumlardan kaçınmasını sağlamalısınız. Bu yüzden kumunu ve mama kabını rahatlıkla ulaşabileceği yerlere koymaya özen gösterin. Bir de kum kabının kapağını açık tutmalısınız. Zorlanmaması adına kapağının açık olması yararlı olacaktır. Aynı zamanda tedbir amaçlı bu iki hafta süresi boyunca dışarı çıkarmamanızı da tavsiye ederiz. Hem canını acıtacak hareketlere girişmemesi hem de dışarıda bulunan bit gibi mikroplardan etkilenmemesi ve enfeksiyon kapmaması için evinizden dışarıda bulunan her ortam sakıncalı olacaktır. En önemlisi ise dikişlerini düzenli olarak kontrol etmelisiniz. Oluşabilecek değişiklikleri fark etmeniz ve veterinere danışabilmeniz için düzenli kontrol şart. Dilerseniz bunun yanında kedinizin dikişlere zarar vermemesi için ona bir giysi giydirebilirsiniz. Bu önemli bakım sürecinde ilk önceliğiniz her zaman kedinizin rahat olması ve uzun süre dinlenebilmesi olmalıdır. Bol sevgi ve şefkatle kısırlaştırma operasyonunu en hızlı şekilde atlatmasını sağlayın.  
0

Genel
Sevgili dostlarımız kediler belli başlı sebeplerden dolayı kusma problemi yaşayabilir. Bizler bu konuda bilinçlenip gereken tedbirleri aldığımız zaman sorunları daha rahat çözebiliriz.
  1. Kedilerde kusma probleminin en çok rastlanan sebebi tüy toplarıdır. Bilindiği üzere kediler kendilerini temizlemek için yalarlar. Vücutlarında bulunan tüyler dillerine takılır ve tüy topları oluşur. Kedinizin kendisini yalamasını önlemek doğası gereği mümkün değildir. Bunun yerine tüyleri düzenli olarak fırça ile tararsanız tüy toplarının oluşumunun önüne geçmiş olursunuz.
  2. Bir diğer kusma nedeni ise çok hızlı yemek yemektir. Kediniz normalde yediğinden daha hızlı mamasını bitiriyorsa kusma problemi yaşaması olası bir durumdur. Bazı yemek kapları ile bu durum da rahatlıkla çözülebilir. Yeni mama da kusmaya yol açan başka bir mama sorunudur. Örneğin, kuru mamadan sonra yaş mamaya geçiş yapılması kedilerin midesini bozmaktadır. Sık sık mama değiştirmek mide rahatsızlıklarına sebep olarak kusmaya yol açmaktadır.
  3. Çimen veya bitki yemek kedilerde kusmaya yol açmaktadır. Evinizde bulunan çeşitli çiçek veya bitkileri düzenli olarak kontrol etmelisiniz. Ayrıca hem kedileri hem de bitkileri korumak için bitkileri kedinizin ulaşamayacağı bir yere koymalısınız.
  4. Parazitler kedilerde kusmaya yol açmaktadır. Kediler dışarı çıktıklarında birçok olumsuz senaryo da beraberinde gelir. Dışarıdan kapılan parazitler mide rahatsızlıklarına neden olabildiğinden dolayı veteriner hekime başvurmak doğru bir seçim olacaktır.
  5. Midede tıkanma kusmaya yol açan tehlikeli sorunlardan biridir. Kediler, yabancı be büyük cisimleri yutmuşlarsa kusma meydana gelebilir. Böyle bir durum fark edildiği an veterinere gidilmelidir.
  6. Kusma her gün devam ediyorsa ve kusmuk içerisinde kan veya kahve çekirdeği benzerinde şeyler varsa bu zehirlenmenin habercisi olabilir. Kedinizi gözlem altında tutup koyduğunuz mamaları yiyip yemediğine bakmanız gerekmektedir. Bahsedilen şikayetler varsa zehirlenme veya ciddi rahatsızlıklar meydana gelebilir.
  7. Aralıklı olarak kusma tehlikeli bir durumdur. Yiyecekler, alerjiler, tümörler veya ülser gibi hastalıklardan dolayı aralıklı kusma meydana gelebilir. Eğer bir günden fazla aralıklı olarak kusma devam ediyorsa hemen veterinere başvurulmalıdır.
0

Genel

Evde evcil hayvana sahip olunca, temizlik konusu da biraz değişime uğrayabiliyor. Bazı kısımlara daha fazla dikkat etmemiz ve minik dostumuzun temiz bir ortamda yaşamasını sağlamalıyız. Sonuçta artık yalnız yaşamıyoruz değil mi? Hadi gelin evde evcil hayvan varken hangi temizlik noktalarına dikkat etmeliyiz ve ev temizliği konusunu nasıl halletmeliyiz, onu konuşalım.

Ev Temizliği Sırasında Tüylere Dikkat Edin

Önceden pek alışık olmadığınız, koltukları ve evdeki diğer eşyaların üstünü süpürmeye ve silkelemeye alışın. Kedi veya köpek besleyenlerde tüy problemi illaki olacaktır. Ev temizliğine başlamadan önce koltukları ve eşyaları elektrik süpürgesi yardımıyla temizlemelisiniz. Ondan sonra zemin temizliğine başlayabilirsiniz. Ayrıca kedi ve köpeklerinizi özel şampuanlarla yıkayıp onları düzenli olarak fırçalamalısınız. Tüylerini de pek tabii kısaltabilirsiniz ama bu onların hoşuna gitmeyebilir. En garanti yol minik dostlarımızın tüylerine düzenli olarak bakım yapmaktır.


Dostlarınızın Yataklarını Temiz Tutun

Dostlarınızın yatakları, hem sürekli orda olmalarından hem de havasız kalmalarından dolayı kötü kokulara sebep olabilir. Bu durumdan hem dostunuz hem de siz rahatsız olabilirsiniz. Bu yüzden ev temizliği yaparken evcil hayvanlarınızın yatağını da temizlemek alışkanlık haline getirilmeli. Yataklarını sürekli temiz tutmak ve genelde uyuduğu yerleri belirleyip temizlemek, evinizdeki kötü kokuları gidermenizi ve de dostunuzun mışıl mışıl ve rahat uykular çekmesini sağlayacaktır.

Yemek Kaplarını Sürekli Temizlemelisiniz

Bu evcil hayvanınızın sağlığı açısından da ev temizliği açısından da oldukça önemli bir konudur. Yaz aylarında açıkta kalmış yemek artıkları hem koku yapabilir hem de bakteri üremesine sebep olabilir. Siz hem yaz hem kış sürekli olarak dostunuzun mama kaplarını temiz tutun. Olası bir bakteri üremesi durumunda minik dostunuz hastalanabilir. Hastalanmasa bile mama kabı kokacağı için bir daha oradan yemek yemeyebilir.

Ev Temizliği Yaparken Kedi Kumu Temizliğini De Yapın

Kediler genelde kumdan başka yerlere tuvaletini yaparken rahatsız hissederler. Köpeğinizi de tuvalet için dışarıya alıştırmalısınız. Evin içine alıştırdıysanız da evde olmadığınız zamanlarda onun rahatça ulaşabileceği bir yere alıştırmalısınız. Yoksa başka yerleri kirletebilir ve eski yerine alıştırmanız zor olur. Ev temizliği yaparken kedi kumunuzu ve içeriye yapıyorsa köpeğinizin tuvaletini sık sık temizleyin. Kediler kirli kuma tuvalet yapmaktan rahatsız oldukları için başka bir yere istemeyerek de olsa tuvaletlerini yapabilirler.

 

 

0

Genel

Muhabbet kuşları sahiplerine hızlı alışmasıyla ve sevimli halleriyle evlerin neşesi olan bir evcil hayvandır. Sıcakkanlı ve oldukça zeki olan muhabbet kuşlarını sevmek ve beslemek yeterli gelmiyor. Onları eğitmenin, kendinize alıştırmanın gerektirdiği belirli maddeler vardır. Elinize alışmasını ve omzunuzda vakit geçirmesini istiyor iseniz, bu maddeleri uygulamanız gerekmektedir.

  1. Uygun ortam

Aldığınız muhabbet kuşunun öncelikle size ve evinize alışması için uygun bir yere koymanız gerekmektedir. Karanlık ve sessiz bir odadansa, güneş alan ve ev halkının bulunduğu bir ortam seçmelisiniz. Burada size yakın olması büyük önem teşkil ediyor. Eğer bir camın önüne koyar ve ilgilenmezseniz, sizden uzakta yaşadığı için eğitiminde sorun yaşarsınız. Bir hafta gibi bir süre kendinize ve yeni ortamına alışması için zaman vermelisiniz.

  1. Elinize alıştırma

Kuşunuzu elinize koyup, belli bir odada kendinize alıştırmanız gerekiyor. Kafesini görünmeyen bir yere almanızda fayda var. Bu adımda önemli olan pes etmemeniz. Muhabbet kuşunuz çoğunlukla elinizden kaçıp gidecektir. Elinizde yem olması kaçma ihtimalini düşürecektir. Elinize geldiğinde onu sevmeye, okşamaya özen gösterin ki size alışması daha da kolaylaşsın.

  1. Adım atma

Muhabbet kuşunuz parmağınızda durmaya bir süre sonra alıştıktan sonra parmaklarınız arası adım atmaya da alıştırmalısınız. Parmaklarınızı ilerleterek kuşunuzun ayaklarını da bu şekilde ilerlemesini sağlamalısınız. Bunun için kuşunuzun cesaretlendirmeye ihtiyacı vardır. İşlem sonunda ona yem veya meyve vererek ödüllendirin ki, adım atma işlemini yapmak için heveslensin.

Bu adımları her gün uygulamanız gerekmektedir. Muhabbet kuşunuzun elinize alışması ve adımlarını atması için her maddeyi 10-15 dakika uygulamalı ve gün içerisinde defalarca yapmalısınız. Bu sayede alışması hızlı olacak ve kolaylaşacaktır.




0

Genel

Evimizin minik misafirleri olan kedilerimizin bakımında aklımızda sıkça buluna sorulardan biri de ‘Tırnaklarını kesmeli miyiz?’ oluyor. Bildiğimiz gibi kedilerin tırnakları genellikle avlanmak için kullanılır. Dışarı çıkmayan, evcil kedilerimizin avlanma ihtiyacı olmadığından tırnaklarının kesilmesi daha doğru olacaktır. Evde halı, koltuk gibi farklı yerlere takılmaması veya biz sahiplerini tırnaklarıyla çizmemesi için kesmeniz hem dostunuza hem size yararlı olacaktır. Peki kedilerimiz tırnak makasını gördüğünde ortalıktan kaçarken biz tırnaklarını nasıl keseceğiz?

Sakin bir ortam bulmalısınız.

Tırnak kesme işlemini başlatmadan önce kedimizin sakinlediği, kendini rahat hissettiği bir ortam bulmanız gerekiyor. Onun farklı yerlere odaklanmaması ve kendini stres altında hissetmeden zaman geçirmesi tırnaklarını keserken çok yardımcı olacaktır. Eğer hoşnut olmadığı bir ortamda olursa rahatsızlığı nedeniyle sorun çıkaracaktır. Bu yüzden sakin bir ortam bulmalısınız.

Patilerini sevin, masaj yapın.

Kedilerin patilerine dokunduğunda rahatsız olma huyları vardır. Tırnak keserken de patileri ile temas halinde olunduğu için size sıkıntı yaratabilir. Bu yüzden tırnaklarını kesmeden önce patilerini sevmeli ve onları bu temasa alıştırmalısınız. Kedinizin patisini avucunuzun içine alın, yavaşça okşayarak sevin ve masaj yaparak onu rahatlatın. Sakinleşmesi için en önemli adım budur aslında. Dilerseniz bunu yaparken sonucunda kedinize ödül verin. Daha hızlı alışacaktır.

Rahat bir zamanını yakalayın.

Kediler genellikle yemek yedikten sonra veya uykuya geçmeden önce rahat bir pozisyonda kalırlar. Daha hafif ve gevşemiş bir haldeyken tırnak kesimine başlamanız daha sakin bir işlem geçirmenize yardımcı olacaktır. Kedilerin bu şekilde saldırgan olmadığı zamanlarda tırnaklarını kesebilirsiniz.

Dikkat!

Kedilerimizin tırnaklarını rahat kesebilmek için her maddeyi uygulasak da, en önemlisi dikkatli olmak. Bildiğiniz üzere kedilerin tırnak  diplerinde pembe kısımda tırnak damarları bulunur. Kesinlikle bu bölgeyi kesmemelisiniz. Yanlışlıkla keserseniz hem kedinizin canı acıyacaktır hem de kanama başlayacaktır. Bu yüzden tırnaklarının daha uç kısmında şeffaf renkte olan bölgeyi kesmelisiniz. Amaç keskinliğini yok etmek olduğu için, tırnak dibine kadar kesmenize gerek yok. Bu konuda lütfen dikkatli

 

0

Genel

Evimizin küçük canlıları, her çocuğun ilk evcil hayvan bakımı rengarenk balıklarımız ile başlar. Bir petshoptan hevesle alınan balıklarımızın yaşayacağı kendine özel bir alanı, akvaryumu vardır. Tercih ettiğiniz balığın nasıl bir kimliğe sahip olduğu, bitkilerle olan uyumu, istediği su şartları akvaryum hazırlığında önemlidir. Bu akvaryumun her detayı, onların yaşamını büyük ölçüde etkilemektedir. Peki bu akvaryum seçimi ve bakımının dikkat etmemiz gereken özellikleri nelerdir?

Filtre

Çok sayıda filtre çeşidi bulunmaktadır. Küçük, orta ve büyük boy akvaryumlara ait filtre seçimi farklılaşıyor. Küçük akvaryumlarda sünger filtreler kolay bakımı ve düşük maliyeti ile ilk tercih olmaktadır. Orta boy akvaryumda dış filtre, büyük akvaryumlarda da sump sistemi kullanılmalıdır. Dış filtrenin maliyeti yüksek olsa da, az yer kaplamaları ve fazla hacmi ile tercih edilmelidir.

Filtre seçimi kadar önemli diğer bir husus ise, ne kadar süre açık-kapalı tutulması gerektiğidir. Filtreler her dakika açık tutulmalı diyebiliriz. Hiçbir zaman kapatılmamalıdır.

Isıtıcı

Akvaryumlarımız için oda sıcaklığı yeterli gelmiyor. Olması gereken seviye 24-26 derece arasında değişmektedir. Bu yüzden akvaryumlarda kesinlikle ısıtıcı kullanılmalıdır. Kullanacağınız akvaryumun büyüklüğüne ve bulunduğu ortam sıcaklığına uygun bir ısıtıcı seçimi yapmalısınız.

2 tip ısıtıcı vardır. Su içinde kullanılan ısıtıcılar diğer çeşit olan asmaya göre pahalı fakat faydalıdır. Küçük arkadaşlarımızı için tercihinizi bu yönde yapmanız sağlıklı olacaktır.

Temizlik

Akvaryumun en önemli detaylarından biri su değişiminin dengeli sağlanmasıdır. Küçük arkadaşlarımız yani balıklarımız akvaryumda bakterilere maruz kalıyorlar. Bu yüzden su değişimini özenli ve dikkatli yapmalıyız. Su değişimini haftada bir yapmanız ve 3’te 1’ini değiştirmeniz yeterli olacaktır. Bu değişimi yaparken çeşme suyu kullanmamaya özen göstermelisiniz. Çünkü klor içeren çeşme suyu balıklarımızın yaşamsal fonksiyonlarını yitirmesine sebep olabilir.

Işık Sistemi

Balıklarımızın önemli ihtiyaçlarından biri de ışık sistemidir. Sağlıklarının temel etkeni olan ışık seviyesi, akvaryumun derinliğine ve barındırdığı bitkiler gibi farklı özelliklere göre değişkenlik göstermektedir. Fakat fazla ışık yosun oluşmasına sebep olduğu gibi zarar da verecektir. Bu yüzden güneş alan yerde 5-8 saat, güneş almayan ortamda 8-12 saat ışık vermeniz yeterli olacaktır.

Besleme

Küçük arkadaşlarımızın beslenmesi bu bakımın en başında gelmektedir. Öncelikle yem verirken aşırıya kaçmamaya dikkat etmeniz gerekmektedir. Çok yem vermeniz balıklarımızın yaşamını yitirmesine sebep olabilir. Aynı zamanda verdiğiniz fazla yem, akvaryumu kirleterek zehirlenmeye de neden olabilir. Yiyebilecekleri boyutta, günde iki defa, az miktarda yem vermeniz yeterli olacaktır.

Yenmeyen yemleri tercih etmenizi pek önermiyoruz. Özellikle etçil balıklar için canlı yem kullanmanız sağlıkları ve gelişmeleri için faydalı olacaktır.

0

Genel

Evde bir hayvan besleyeceğimiz zaman onları eğitmek bizim birinci önceliğimiz olur. Yakın dostlarımız haline gelecek olan bu canlılara özenle ilgi göstermeli ve onların eğitimleriyle ve bakımlarıyla ilgilenmeliyiz. Eğitim denince akla ilk olarak tuvalet eğitimi gelmektedir. Evlerimize aldığımız ve hayatımızı paylaştığımız minik dostlarımızın başıboş olmaması ve tuvaletini belirlenen yere yapması bizim için son derece önemlidir. Bu yazımızda sizlere en sadık dostlarımız olan köpeklerin tuvalet eğitimi esnasında yapmanız gerekenlerden bahsedeceğiz.

Öncesinde aklınızda bulundurmanız gereken şey bu eğitimin bir anda verilemeyeceği olmalıdır. Kafanızda büyütüp de çok zor bir işlem olarak görmenize de gerek yok. Doğal olarak köpekler yavru oldukları dönemde, tuvaletlerini tutma gibi hem psikolojik hem de fiziksel irade gerektiren bir olayı tam kavrayamazlar. Bu dönemde uygulayacağınız düzenli eğitim ve tuvalet yapmayı normalleştirme basamakları ile sadık dostlarımıza gerekli eğitimi vermiş oluruz.

Tuvalet Eğitimi’nin İlk Aşamaları

Tuvalet eğitimi aslında basit bir süreçtir. Köpeğinizi tuvaleti geldiği zaman sabit bir yere yapmasına alıştırmalısınız. Bunun için izlemeniz gereken adımlardan ilki köpeğinizin tuvalet sıklığını kontrol etmek ve bilmektir. Köpekler genelde yemek yedikten veya su içtikten kısa bir süre sonra tuvalet ihtiyaçlarını giderirler. Bunun sebebi bağırsaklarında oluşan baskıdır.

Veterinerinize danıştıktan sonra minik dostumuzun beslenme saatlerini ayarlayın. Geceleri önlerinde mama kabı ve su kabı bırakmamaya dikkat edin. Çünkü maalesef dostlarımız geceleri gözetimimiz altında olmuyorlar. Elimizde olmayan bir kazaya sebebiyet vermek istemeyiz değil mi?

Genelde 6 öğünü geçmeniz önerilmez köpekler için. Öğünlerden hemen sonra dışarıya mı yoksa içerde belirli bir yere mi tuvaletini yapmasını istiyorsanız bu eğitime başlayabilirsiniz. Ayrıca dostlarımıza tuvaletin doğal ve normal bir şey olduğunu hissettirmeliyiz. Dışarıda bir yere tuvaletini yaptıktan sonra başlarını okşamalı veya ödül maması vermeliyiz.

Ev İçinde Tuvalet Eğitimi Nasıl Verilir?

Ev içinde tuvalet eğitimi vermek dışarıya alıştırmaktan bir nebze daha kolaydır aslında. Yavrumuzu daha minikken bu sürece alıştırırsak kendi özel noktası hariç hiçbir yere tuvaletini yapmayacaktır. Bu işlem ise şöyle tamamlanıyor.

Yavru köpekler tuvaletlerini hızlı yaptığı için, mamalarını yedikten hemen sonra 1 saat boyunca istediğiniz odada tutmalısınız. Bu oda tabanı gazete kağıtlarıyla kaplanmış bir oda olmalıdır. Yanlış bir yere yapsa dahi tuvaleti gazete kağıdına değdirin sonra o yeri iyice temizleyin. Minik yaramazlar başka bir yerde koku alırlarsa oraya alışırlar. Sonra tuvaletini yaptığı gazeteleri her gün aynı yerde toplayın. Gazeteleri sakın atmayın sadece üstünü temizleyin. Her yaptığı gazete kağıdını bir noktada toplayınca dostlarımız bir süre sonra sürekli oraya tuvaletlerini yapmaya başlayacaktır.



Tuvalet İhtiyacını Dış Mekanda Nasıl Alıştırırız?

Bu yöntemin diğerinden daha uğraştırıcı olmasının sebebi, gün içinde düzenli olarak minik dostunuzu dışarı çıkaracak olmanızdır. İlk zamanlarda bir koşuşturma hakim olacaktır eve. İçeriye yapmasın hadi dışarı diye günde ortalama 4 kere tuvalete çıkarmanız gerekecektir.

Mamasını verdikten sonra her gün aynı saatte aynı parka götürün köpeğinizi. Kendine güvenli bir yer bulduktan sonra sürekli oraya yapmaya başlayacaktır. Sürekli dışarı çıkmanız bu noktada çok önemlidir. Merak etmeyin köpeğiniz büyüdükçe günde 1 veya 2 kere tuvalete çıkacaktır. Bu saatleri kendinize göre ayarlayabilirsiniz.

Tuvalet eğitimi sırasında minik dostunuza özen gösterip ona sürekli ödül maması vermeniz ve içini rahatlatmanız bu eğitimi oldukça kolaylaştıracaktır. Unutmayın dostlarınız en çok o sırada sevgiye ve ilgiye ihtiyaç duyarlar. Dışardayken köpeğinizin arkasını temizlemeyi unutmayın sakın. Köpeğinizle mutlu zamanlar dileriz.

0

Genel

Evcil hayvanlarımızın sağlıklı ve kaliteli bir yaşam geçirebilmesi için sahipleri olarak elimizden gelen her şeyi yapmalıyız. Onlar ile birlikte bir dostluk bağı kurmamızın yanı sıra, yaşamlarına gösterdiğimiz ilgi ile bunu onlara hissettirmeliyiz. Sevimli arkadaşlarımız ile uzun süreli birliktelik yaşamak istiyorsak evcil hayvanlarımızın bakımlarına dair dikkat etmemiz gereken bazı hususlar bulunuyor.

Veteriner Kontrolü

Bildiğimiz gibi bakımını üstlendiğimiz hayvanların belirli aralıklarla olması gereken aşılar vardır. Örneğin bir köpeğin 8 haftadan sonra 3 hafta aralıklarla ‘karma aşı’ olarak bildiğimiz aşıların aksatılmadan yapılması gerekiyor. Bu aşılar onların geleceğine etki edeceği için, kesinlikle evcil hayvan bakımında veteriner kontrolü çok önemli.

Bunların yanında düzenli aralıklarla hastalık veya oluşabilecek sorunların önceden belirlenebilmesi için gerekli muayenelerin yapılması hayatlarında oldukça büyük önem ifade ediyor. Yemesi gereken yiyeceklerin veya hastalığa karşı görülebilecek semptomların öğrenilmesi sağlığı için sizlere büyük avantaj sağlayacaktır. Bizler de olduğu gibi sevimli arkadaşlarımızda da erken önlem hayat kurtarıyor.

Bakımı ve temizliği hakkında yeterli bilgi

Evcil hayvanınızın türüne göre günlük rutinde neler olması gerektiği, nasıl beslenmesi ve temizliğinin nasıl yapılması gerektiği hakkında detaylı bir araştırma yapmanız ve bu konuda bilgi sahibi olmanız gerekiyor. Birlikte yürüttüğünüz dostluğun önemli adımlarından biri sevimli arkadaşımızın bakımı ve temizliğidir. Eğer dostunuz bir kedi ise, günlük olarak tüylerinin taranması ve genel olarak hiç yıkanmaması gerekiyor. Kendi dili ile temizlenen kedilerimizin sık sık yıkanması yanlış bir adım olacağı için sizin önceden bu bilgileri edinmeniz onun yaşamına artı değer katacaktır.

Bakımlarının bir diğer önemli durumu ise tuvalet alışkanlığı. Evcil hayvanınız ne olursa olsun eğitimlerine erken başlamanız gerekiyor. Geç başlar iseniz kontrolü sağlayamayabilir, zorluklar yaşayabilirsiniz. Örneğin kediniz için kumları ile hemen eğitime başlayabilirsiniz. Aynı saatlerde bu eğitime devam etmeniz doğru adım olacaktır.

Doğru beslenme

Evcil hayvanlarımız için her besin uygun olamayabiliyor. Özellikle kendi yediğimiz besinler ile onlarınki her zaman farklı olmalıdır. Bu konuda veterinerinizden detaylı bir besin kullanımı ve miktarı konusunda bilgi almalısınız. Genel olarak mama ve yem ile beslenilmesi onlar için daha sağlıklı olacaktır. Onlar için en doğru besin, gerekli vitaminleri alabilecekleri mamalarıdır.

Mama ve yemlerinin yanında yememeleri gereken besinlere de oldukça dikkat etmelisiniz. Tatlı, şekerli gıdalar sevimli arkadaşlarımız için zarar oluşturabiliyor. Örneğin köpeklerin çikolata gibi besinleri tüketmesi ağızda tartar oluşumuna veya gözlere zarar verilmesine sebep olabiliyor.

 

 

0

Genel, Kedi
Kediler günümüzde evcil hayvan denince akla gelen en önemli türlerden birisidir. Evlerimizin tatlı mensupları olan kedileri beslerken dikkat etmemiz gereken bazı püf noktalar bulunmaktadır. Sokaklarda veya doğal yaşamda hayatlarını sürdürmeye çalışan kedilerin önlerine çıkan şeyleri yiyip, birikintilerdeki suları içmesi sizi kandırmasın. Eğer bir kedi sahiplenecekseniz belki de en çok dikkat etmeniz gereken şey onların beslenmesi olacaktır. Hadi gelin önemli bazı noktalara değinelim.


Mama kabı seçimi


Mama kapları aslında kedi beslemenin önemli noktalarından bir tanesidir. Kedilerin özellikle kırılacak şeyleri devirmeyi çok sevdiğini hepimiz biliyoruz. Bu noktada onların sürekli haşır neşir olduğu ve oynadığı mama kapları da kırılacak bir maddeden olmamalıdır. Özellikle çelik mama kapları birinci önceliğiniz olmalıdır.

Plastik mama kabı asla kullanmayın. Plastik mama kapları, sıcak ürünlerle temas ettiğinde kanserojen madde ortaya çıkardığı için kedinizin sağlığını olumsuz yönde etkileyebilir. Ayrıca plastik kaplarda bekleyen yemeğin ve suyun kötü kokusu, kedinizi bu yemekten uzaklaştıracaktır. Hepimiz yerde su kabı dururken musluktan su içmeye çalışan kedilere elbet rastlamışız veya görmüşüzdür. Kediler taze ve akan suyu sevdiklerinden suları sık sık değiştirilmelidir.




Kedi beslenmesinde mamalar ve ev yemekleri


Kediler doğaları gereği karnivor yani etobur canlılar olarak dünyaya gelirler. Köpeklere nazaran çok daha fazla protein tüketmeleri sağlıkları açısından oldukça önemlidir. Kedi beslerken seçeceğiniz kuru mamalar protein açısından zengin ve karbonhidratı az mamalar olmalıdır.

Eğer kediyi sahiplendiyseniz mamasını bir anda değiştirmemenizi öneririm. Ya eski mamasından devam edin ya da karar verdiğiniz mamaya geçiş yaparken alıştıra alıştıra geçin. Kediyi kuru mamalarla beslerken dikkat etmeniz gereken nokta ise mama kabının yanına daima bir su kabı koymanızdır.

Kuru mamalar idrar yollarında tıkanıklık ve böbrek taşı gibi sorunlara yol açabileceğinden, sadece bu mamalar yerine yaş mamaları da tercih etmelisiniz.  Nerdeyse hiç karbonhidrat içermeyen yaş mamalar, zengin yağ ve protein içeriğiyle kedi için besleyici bir mama tercihidir. Ayrıca daha az kalorili olması ve sindiriminin kolaylığı nedeniyle can dostunuza bir sürü faydası olacaktır.

Ev yemekleri konusunda ise oldukça dikkatli olmalısınız. Kedinize besleyici olmayan ve çok kalorili karbonhidratları vermeyin. Protein ihtiyacından dolayı beyaz ve kırmızı et tercihiniz olabilir. Haşlanmış sebzelerle desteklenmiş etlerin yanında laktozsuz süt veya yoğurt kedi beslenmesine uygun bir ev yemeği olacaktır.




Kedi beslerken kaçınılması gereken gıdalar


Burada değinmemiz gereken en önemli nokta şekerli gıdalar olacaktır. Kedilerdeki tat almaçları şekerli ve tatlı besinleri algılamazlar. Yani şekerli bir besini sevme olasılıkları yoktur. Bu besinler kedinize sadece kilo problemi, dişte ortaya çıkabilecek problemler hatta diyabet olarak geri dönecektir. Bu yüzden kedi beslerken asla tatlı yiyecekler kullanmayın.



Bunun yanında kediler sadece yeni doğduklarında sütü sindirebilirler. Yetişkin kediler laktozu sindiremezler ve ayrıca süt veya laktozlu yiyecekler onlarda rahatsızlıklara sebep olur. Süt vermek istiyorsanız laktozsuz süt tercihiniz olmalıdır. Bir diğer sakıncalı durum ise çiğ balık ve et ürünlerinden kaynaklanır. Kedinize bazı çizgi filmlerdeki gibi çiğ balık vermeniz sanılanın aksine bazı problemlere neden olabilir. Bağırsak parazitlerine neden olabileceği için balık ve et ürünlerini kedinize pişmiş olarak vermelisiniz.

0